KIZILELMA

 

  • Türkler özellikle Oğuz Türkleri arasında cihan hâkimiyetinin  adıdır KIZILELMA..
  • Türkler’in yaşadıkları bölgeye göre batı yönünde ulaşılması gereken yer fethedilmesi gereken topraktır KIZILELMA..
  • Bazen de bir ülkedeki taht veya mabet üzerinde parıldayan veya cihan hâkimiyetini temsil eden som altından yapılmış kızıl renkli yuvrlak bir toptur KIZILELMA.. ama Türkler bunu kabul etmezler..

Çünkü ”Türk” demek adalet demek.. ”Türk” demek hak demek hukuk demek..! Türk demek 600 yıl dünyanın 3 kıtasına adaletle refah içerisinde hakim olmak demektir. Türklerde çok eski inanç ve töreye dayanan Kızılelma hakimiyetin ve hükmetmenin temsilidir. Türk boylarına oradan da Osmanlılara geçmiştir KIZILELMA efsanesi..

Osmanlının ilk Kızılelması Anadolu’da beylikler dönemine son verip Türk birliğini sağlamak olmuştur.. Sadece Türk milleti için değil dünyadaki bütün milletler için kavşak noktası olarak bilinen ve kendine mahsus özellikleri haiz olan İstanbul Osmanlının büyük Kızılelması olarak görülür.

Ulaşılması gereken hedef mefkûre olarak anılan Kızılelma zaman zaman coğrafî yerlere isim olarak verilmiştir.

Kızılelma çoğu kez Türk birliği idealinin ismi olmuştur. Bugün de Türk milletinin birleşme ideali Turan Devlet fikri olarak yaşamaktadır

Kızılelma Köyü

Köyümüz, Koyulhisar, Suşehri, Şebinkarahisar ve Alucra ilçelerinin kapladığı alan olan “Kelkit Havzası” içinde yer alır. Orta Karadeniz ile Doğu Karadeniz bölgelerinin, ayrıca Karadeniz bölgesi ile İç Anadolu bölgesinin kesiştiği bir noktada bulunmaktadır.

Kızılelma Köyü Iğdır ormanlarının eteğinde kurulmuş, hemen altından Melet Çayının aktığı, yeşilin, havanın ve suyunun mükemmel olduğu şirin bir orman köyüdür. Ormancılık alanında faaliyet gösteren bir kooperatifimiz mevcuttur.

Kadimden beri Hoşkadem yaylamızın tepe noktasında orman gözetleme kulesinin olduğu yerde, rivayetlere göre 3 veya 7 kardeş olan, Duman Baba, Köse Baba’nın kardeşlerinden biri olduğu rivayet edilen Kadem Baba Meftundur. Halkımız tarafından burası ziyaret edilmektedir.
Köyümüze bağlı Asarcık mahellesi, Düzkesek mahallesi ve Güney Mezrası bulunmaktadır.

Köyümüz arazisi engebeli, eğimli ve yüksektir. Arazi yapısı tipik Karadeniz Bölgesi özellikleri gösterir. Deniz seviyesinden yüksekliği (rakım) 1650 metre civarındadır. Denizden uzak oluşu ve rakımın yüksekliği iklimi sertleştirmektedir.Genellikle yazları serin ve kısa, kışları ise sert ve uzun geçer. Doğal bitki örtüsünü ormanlar, çayır-mera alanları oluşturur. Zengin flora ve fauna yapısına sahiptir. Köyümüzde görenleri hayran bırakan güzellikte yaylalar ve orman içi doğal alanlar bulunmaktadır.

Yaylalarımız: Hoşkadem,Çalova,Sığlık,Yenioba,Yeni Yayla.
Mesire yerlerimiz: Hoşkadem,Yardibi, Oymalık,Yayladüzü, Akçapınar,Ortasaz,Göllüalan.
Akarsu ve Göllerimiz: Melet Irmağı, Killik deresi,Gilicara deresi,Karagöl, Uzungöl, Sülüklügöl, Yardibi Gölü.

Melet Irmağı doğusunda ise Doğu Karadeniz bölümüne geçildiği hemen belli olur. Yükseklik yer yer 2500 metreyi geçer. 2000 metre yükseklikte yaylalar görünür. İlçe arazisi Alp- Himalaya Orojenik kuşağının bir parçasıdır. Yerel saat farkı 29 dakikadır.
Irmak kenarındaki kayalara oyulmuş mağaralar mevcuttur. Köyümüzde Katırbükünde ve köyümüze bağlı şirin bir mahalle olan Ararcık’ta Hitit veya Urartu’lardan kaldığı düşünülen bir kale ve bu kalede mevcut anıt mezarlar ve kale duvarlarına oyulmuş yılan ve çeşitli figürler vardır.

Köyümüzün geçim kaynağı orman işçiliği, tarım ve hayvancılığa dayalıdır. Köyümüzde tarım olarak buğday, arpa, fiğ, nohut, mercimek, patates ve yonca ekimi yapılmaktadır. Bahçelerde taze fasulye, domates, patlıcan, biber, lahana, pırasa, yeşil soğan, kabak ve iklim şartlarına göre diğer ürünler yetişmektedir. Meyve olarak elma, armut, ahlat, erik, ceviz bulunmaktadır. Köyümüzde traktör ve römork ve patoz sayısı oldukça fazladır.
Köyümüzde günlük ekmek çıkaran bir fırınımız vardır.

Tarihçe

Kızılelma, Sivas ilinin Koyulhisar ilçesine bağlı bir köydür.

20. yüzyılda yapılan arkeolojik araştırmalar Anadolu’nun çok eski bir yerleşim bölgesi olduğunu ortaya koymaktadır. Köy ve köyün bulunduğu bölge M.Ö. 2. binyılın başlarında Anadolu’da hükümran olan Hitit ve Urartu krallıklarının sınırı içinde gözükmektedir. Daha sonra M.Ö. 670 yıllarında bölgeye Miletos’lular hakim olmuşlardır. Miletoslular daha sonraki yıllarda Pontuslular’la iç içe yaşayarak onlarla bütünleştiler. Pontus Kralının M.Ö. 63-88 yıllarında Romalılara yenilmesiyle bu bölge Roma İmparatorluğunun bir eyaleti haline gelmiştir. Bölgeye Türkler ilk defa kavimler göçü esnasında gelmeye başladılar. (M.S. 450) Ancak bu yerleşim sınırları ve mahiyeti hakkında bilgiler çok sınırlıdır.

Anadolu Selçuklularından sonra, Danişmend Gazi’nin kendi adıyla kurduğu Danişmendli Devletinin fütühatıyla yöremiz Türk-İslam hakimiyetine girdi. (1095-1175).

Moğollarla Selçukluların Kösedağ’da savaşından sonra bu yöre İlhanlıların eline geçmiştir. 1344 yılında İlhanlıların hakimiyetinin sona ermesiyle Oğuz boyları Anadolu’nun çeşitli yerlerinde bağımsız yönetimler kurmaya başlamışlardır.

Hacıemiroğullarının fethiyle birlikte bu bölgeye Oğuzların Çepni, Döğer, Eymür, Karkın, Ala-yuntlu, Bayındır ve İğdir boyları yerleşmiştir. Bu boylar çoğu yere kendi isimlerini veya fetihte yararlılık gösteren askerlerin ya da komutanların ismini vermişlerdir. Mesela İğdir dağı ismini İğdir boyundan almıştır. Fakat Kızılelma Köyünün ismini nereden aldığı şu ana kadar bilinmemektedir.

Köyün, şimdiki adı ile Şebinkarahisar eski adı ile Karahisar-ı Şarki’ye bağlı olarak, 387 Numaralı Muhasebe-i Vilayet-i Karaman ve Rum Defteri (937-1530) II. cildinde ve diğer Osmanlı arşivlerinde ve Şeriyye Sicillerinde Kayıtları mevcut olup bunların günümüz diline tercüme edilmesi uzun soluklu bir iş olup yapılması gerekmektedir.

Bu defterde “Kızıl-elma k., [Sis-orta n.]:569″ sayılı şeklinde geçmekte ve araştırılmayı beklemektedir.

Yine bu defterde “1530 Tarihli Karahisar-ı Şarkî Livası” isimli Osmanlı haritasında köyün ismi geçmektedir. Köyün İstiklal Savaşına katılan ve Çanakkale’de savaşan 80 kişiden dönen olmamıştır. Köy, 20.05.1933 gün ve 2197 sayılı kanunla Şebinkarahisar’dan alınarak Sivas iline bağlanmıştır. Köyün tarihi ile ilgili araştırmalar Kızılelmalılar Derneği tarafından yürütülmektedir. Kızılelma’nın anlamı: Türkler için Kızılelma, üzerinde düşünüldükçe uzaklaşan ancak uzaklaştığı oranda cazibesi artan idealler veya hayallerdir. Kelimenin tam olarak ne zaman, nerede ve nasıl geçtiği bilinmemekle tarihi akış içerisinde birlikte hep batı yönünde ilerlemenin bir sembolü olmuştur.

Kızılelma, Türkler tarafından değişik şekillerde tasvir edilmiş olup bazen bir belde bazan bir taht ya da parıldayan ve dünya hakimiyetini temsil eden bir som altından yapılma kızıl renkli bir küre olmuştur. Bu altın top bazen zaferin işareti, bazen hâkimiyetin sembolü, bazen de fethedilmek üzere hedef seçilen yerin sembolü olarak ifade olunmuştur.